|
Basın Özgürlüğüne Rağmen,
Bir Gazeteci Olarak “Gerçekten mi?
Diye Sordum,Borçlu Çıktım.
TAZMİNAT ÖDEMEYE MAHKûM EDİLDİM
26 Ekim 2007 tarihli Gazetemde yayınlanan “HERZAMAN TÜRKOĞLU TÜRK’ÜZ” başlıklı köşe yazımda yaptığım eleştirilere tahammül edemeyen Belediye Başkanı Erol KARAKULLUKÇU, şahsım adına 7.500.00YTL’ lik açtığı tazminat davası sonucu basın özgürlüğüne rağmen bir gazeteci olarak tazminat ödemeye mahkum edildim.
CHP Muğla Milletvekili Dr. Ali ARSLAN, manşet haberimizde de yer verdiğimiz üzere Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN’ ın yanıtlaması üzere Meclise sunduğu 26.05.2008 tarihli soru önergesinde “bir Başbakanın basınla dava yoluyla değil, hoşgörü ve karşılıklı konuşmayla antlaşmaya varması” sözüyle basın özgürlüğünü savunurken KARAKULLUKÇU’ nun basını tazminat ödeterek susturmaya çalışmasını yadırgıyor, görüşlerinin kendi partisiyle bile uyuşmadığını görüyorum.
Öte yandan KARAKULLUKÇU’ nun tahammül edemeyerek tazminat davası açtığı 26 Ekim 2007 tarihli DOBRA DOBRA köşemde 37 Mehmetçiğin şehit edilmesiyle ilgili kamuoyu oluşturmak için ilçemizde ki yöneticilerin bu konuda duyarsız kalışını eleştirmiştim. Ayrıca köşe yazımda haince öldürülen Ermeni asıllı Türk vatandaşı Hrant DİNK’ in cinayeti ile ilgili protestoyu ilçemiz, Türkiye genelinde ilk gerçekleştirenler arasında olduğuna değinmiştim. Üstelik düzenlenen protesto yürüyüşü de izinsiz yapılmıştı. Bu protesto yürüyüşüne Belediye Başkanı Erol KARAKULLUKÇU da katılmış, yürüyüşe katılanlar hep beraber “Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Hrant DİNK’ iz” diyerek bu olayı protesto etmişlerdi.
Fakat ne hikmetse 37 Mehmetçik şehit edildi hatta şehit edilen Mehmetçiklerin basında haberleri verilirken ilk başta Genel Kurmay Başkanlığı 08 Haziran 2007 tarihinde internet sayfasında yayınladığı basın açıklamasının 7. Maddesinde “Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesi” ni istemişti. (Genel Kurmayın açıklamasını yazımın sonunda okuyabilirsiniz)
Gazetemizde bu hususları göz önüne alarak 37 şehitimize sahip çıkalım şeklindeki sözlü uyarılarımız etkisini göstermeyince o tarihte köşemde “Herzaman Türkoğlu Türk’üz” başlığıyla haince yapılan saldırıda öldürülmesine bizimde üzüldüğümüz Ermeni asıllı Türk Gazeteci Hrant DİNK için izinsiz yapılan “Hepimiz Ermeniyiz” sloganlarının atıldığı protesto yürüyüşüne katılan Belediye Başkanı Erol KARAKULLUKÇU’ ya ilçemizi yöneten biri olarak “neden bu kadar şehit verilirken halkı toplayıp, birşeyler yapmak için öncülük etmiyorsunuz? Neden sokaklara dökülmüyorsunuz? Hepimiz Ermeniyiz diyen size sesleniyorum” diyerek söylediğiniz gerçek mi anlamında “gerçekten Ermeni misiniz?” diye sormuştum. Köşe yazımda 37 Mehmetçik şehit verilirken herkesin sessiz kalmasından duyduğum şaşkınlığımı soru yoluyla “Gerçekten Ermeni misiniz?” şeklinde ifade etmiştim. Hepimiz Ermeniyiz sloganını o günkü şartlarda sorgulamak her Türk’ ün görevi olabileceğine de hala inancım tamdır.
Fakat eleştiriye tahammül edemeyen KARAKULLUKÇU bu sözlerime yönelik şahsıma açtığı 7.500.00YTL’ lik tazminat davasını kazandı ve basın özgürlüğüne rağmen bir Gazeteci olarak mahkeme masraflarıyla birlikte 5.643.52YTL’ lik tazminat ödemeye mahkum bırakıldım. Bu konuda ki yerel mahkemenin aleyhimize verdiği karara yönelik itirazımı yargıtaya belirlenen süre içerisinde verdim.
Bu köşe yazımda yargıyı eleştirmemin söz konusu olmadığını, yargının bağımsızlığına herzaman güvenimin tam olduğunu vurgulamak isterim. Bu konuda hiç şüphem yoktur. Köşe yazımı yazarken sadece CHP Genel Merkezi ile aynı partiye mensup Belediye Başkanı Erol KARAKULLUKÇU’ nun görüşleri arasında uçurumların olduğunu kamuoyuna anlatmak istedim.
Hoşça kalın
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar BÜYÜKANIT, ın 08.Haziran 2007 tarihinde yapmış olduğu Basın Açıklaması aynen şöyle;
“1. Sayın Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar BÜYÜKANIT, 12 Nisan 2007 tarihinde yapmış olduğu basın toplantısında, terörün Mayıs 2007 tarihinden itibaren tırmanacağını, kamuoyuna açık bir şekilde açıklamıştır. Son günlerde ortaya çıkan terör olayları, bu açıklamaların gerçekçi olduğunu göstermiştir.
2. Bu terör eylemleri, aynı zamanda bölücü ve ırkçı terör örgütünün gerçek niyetlerini de çok açık bir şekilde ortaya koymuştur.
3. Her fırsatta, yurt içinde ve yurt dışında barış, özgürlük ve demokrasi gibi insanlığın yüksek değerlerini, terör örgütüne paravan olarak kullanan kişi ve kuruluşların, bu olayların gerçek yüzlerini görme zamanı artık gelmiştir.
4. Türkiye Cumhuriyeti, ulusal ve üniter yapısının, çağ dışı bir yapı olduğunu düşünen bir yaklaşım ile karşı karşıyadır.Ulusumuzun bu tehlikeli yaklaşımı fark etmek zorunluluğu vardır ve olmalıdır.
5. Ortaya çıkan ve giderek artan terör eylemlerinin, bu tür düşüncelerin ve bunları dolaylı ve doğrudan destekleyenlerin çarpık düşüncelerini çok açık bir göstergesi olduğu şüphesizdir.
6. Türk Silahlı Kuvvetleri, terörle mücadele konusunda sarsılmaz bir kararlılığa sahiptir ve bu tür saldırılara gereken cevabı vereceği tartışılmaz bir gerçektir.
7. Türk Silahlı Kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce Türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”
|